Batur AÄŸustos’ta Babaannesi ile kuzenim Nihal’in Bodrum GündoÄŸandaki yazlığında 10 gün kadar kaldı. Haftasonunda Selda ve ben de 2 günlüğüne onlara katıldık. Ev “BirleÅŸmiÅŸ Milletler” gibiydi. Nihal, Fransız EÅŸi Gregoire, çocukları Pamuk ve İskender, İsrailli arkadaÅŸları, Rus eÅŸi ve iki çocukları, Nihal’in Fransız Kayınpeder ve Kayınvalidesi ve Annem, Selda, Batur ve Ben. Evde Türkçe, Fransızca, İngilizce, Rusça ve İbranice konuÅŸulmaktaydı. Toplam 14 kiÅŸiydik.
AkÅŸam yemeÄŸi için koydan yürüyerek GündoÄŸan sahiline ulaÅŸtık. Hedefimiz popülerliÄŸi fazla “Reana” idi. Ama deÄŸil 14 kiÅŸilik masa, 2 kiÅŸilik bile yer yoktu. Sahildeki tüm restaurantlara bakındık nafile, yer yok. Sadece bir restaurant vardı ki yemek yiyen hiç kimse yok. “Kaana”. Selda umutsuzca mutfağına daldı.

İlkay hanım karşıladı ve hemen mezelerin nasıl leziz ve temiz oldukları anlattı. Yeni açıldıklarını o yüzden boÅŸ oldukları izah etti. Selda da yeni açılan bu tesise ÅŸans vermek istedi ve mezelerin güzel görüntüsünden etkilenip bizi de oturmaya ikna etti. Hemen plajın önünde uzun bir masa donattılar. Biz mezelere gömülmüşken İlkay hanım Selda’nın yanına gelip boynuna sarıldı ve “Sen bana ÅŸans verdin ya ben de seni misafirlerine karşı asla mahçup etmeyeceÄŸim bak göreceksin” dedi. Harikulade mezeler süper levrek ve deniz çipurası. Gerçektende hiç eksiksiz bir hizmet saÄŸladı, İlkay hanım ve ekibi. Konuklarımızda gerçekten Türk misafirperverliÄŸi hakkında çok iyi bir fikir oluÅŸturdu.
Selda’nın ballandıra ballandıra anlatmasından etkilenen Gülnur Ekimde gittikleri Bodrum tatilinde “Kaana”ya yer vermiÅŸler, Gülnur’un yorumu:
Gündoğan limanının tam karşısında (liman dediysem, bilen bilir, iskelenin irisi) bu yaz açılmış bir lokanta var, Kaana. Selda yazbaşında orada yediği balıkları ve hele de mezeleri öyle bir anlattı ki, gitmek vaciptir artık dedik.

İlkay ve Bilal Yoldemir bu yaz açmışlar bu tertemiz yeri, yıllarca daha yukarıda benzeri bir yerin işletmeciliğinden sonra. Yaz sonu hatta miladi takvime göre sonbaharda gerçekleşen bu ziyaret sırasında Gündoğan artık Gündoğanlılara kalmış, bizim gibi tek tük ziyaretçi de göze batmaz olmuştu. Ama bu tenhalık doğal olarak pek çok cafe-restoran ve benzeri yerin kapanması anlamına da geliyor. İşte Kaana da benzeri birkaç yer gibi 4 mevsim açık tutulması düşünülen, bulunduğumuz kısa zaman diliminde de anlaşıldığı üzere çevre halkın benimsediği, ayağının alıştığı bir mekan olmuş.

İşte bu tavsiye ve selamla gittiğimiz dükkanda İlkay hanım bizi güleryüzle karşıladı, sürümün düşük olması nedeni ile çeşitleri azaltılan mezelerinin hepsinden tattırdı. Balık ve köfte Siparişlerimiz çarçabuk geldi. Izgara balık tam kıvamında pişmiş, içi sulu sulu kalmıştı. Kabakçiçeği dolması, yumuşacık ve lezzetli, köpoğlu mancası ve sarmısak soslu denizbörülcesi güzeldi. Diğer mezelerde vasatın üzerine çıkamamış İlkay Hanım.
Ancak söylemeden geçemeyeceğim birşey var. Heryer ve herşey (tuvaletler özellikle.)o kadar temiz ve tertipli ki, bir kadın tarafından sahiplenildiği ve titizlenildiği ilk bakışta belli oluyor.
Yemekten sonra İlkay Hanım bize akÅŸamüstü çayına gelen komÅŸu hanımlar için yaptığı havuçlu kekinden ikram etti, yanında da tavÅŸankanı çay tabii…
Kaana için temennimiz, bir önümüzdeki yaz sezonuna kadar lezzeti ve özeni koruyup, gözetmesidir.
Kaana Cafe Restaurant
Sahil Caddesi no 13 Gündoğan.